2021'de Stratejik İmalat Sektörlerinde Rekabetçiliğin Artırılması Sonuç Odaklı Programı kapsamında daha önce desteklenen Şanlıurfa Çiğ Süt Analiz Laboratuvan Güdümlü Projesi ile Mezopotamya Tanıtım ve Markalaşma Sonuç Odaklı Programı kapsamında daha önce desteklenen 2020 Viranşehir Eyyüp Nebi Sabır Makamı Yerleşkesi Güdümlü Projesi devam edecek. Ayrıca turizm sektörüne yönelik bütçesi 4.5 milyon TL olan yeni bir güdümlü proje olacak. 2021'de tekstil-hazır giyim, ayakkabıcılık, gıda ve mobilya sektörlerine yönelik toplam 15 milyon TL'lik finansman desteği modeline göre destek verilecek. Bu sektörlerde yatırım ve proje finansmanı, ajans tarafından kredi faizleri karşılanmak suretiyle karşılanacak. Ajansımız, 31 Mart 2020 itibarıyla Covid-19 İle Mücadele ve Dayanıklılık Programını ilan etti.
Program kapsamında bir projeye 513.3 bin TL tahsis edilmiş olup proje devam ediyor. Ayrıca ajansımız 2020 Teknik Destek Programına yönelik 750 bin TL ve Fizibilite Desteği'ne yönelik olarak da 1.5 milyon TL'lik program çağrısına çıktı. CMDP kapsamında 2020'ye mahsus 10 proje için ajansımıza Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nca 29.68 milyon TL tahsis edilmiş olup bir kısmı kullandırıldı ve kullandırım devam edecek.
20 Şubat 2021 Cumartesi
Turizme yönelik yeni güdümlü bir projemiz var
Yeni güdümlü projeler geliştiriyoruz
Üretici Örgütlerinin Güçlendirilmesi Sonuç Odaklı programımız [SOP] kapsamında Aydın'da 2017’de çalışmalarına başladığımız Yenilenebilir Enerjiye Dayalı Soğuk Hava Deposu Projesi geçtiğimiz günlerde tamamlanarak faaliyetlerine başladı.
Yine bu SOP kapsamında arıcılık konusunda uzmanlaşmış olan Muğla'da Apiterapik Arıcılık Ürünleri Üretimi, İşlenmesi ve Paketlenmesine Yönelik Tesisin kurulması ve işletilmesi öngörülüyor. Fizibilite çalışması devam eden güdümlü projeyi 2021'de hayata geçirmeyi planlıyoruz. Kalkınma ajanslarının 2019 teması olarak belirlenen mesleki eğitim konusu kapsamında Güney Ege Kalkınma Ajansı, geçtiğimiz iki yıl boyunca çeşitli faaliyetler yürütmüştü. Bölgemizde mesleki eğitim altyapısının güçlendirilmesi amacıyla Denizli Mesleki Eğitim Merkezi güdümlü projesi hazırlık çalışmaları da gerçekleştirildiğimiz çalışmalar arasındaydı. 2021'de söz konusu projenin uygulaması ve ödemeleri başlatılacak. 2021'de iş ve yatırım ortamının geliştirilmesi, yüksek katma değerli ve ileri teknolojiye dayanan ürünlerin üretiminde yoğunlaşılması, Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin geliştirilmesi ve girişimciliğin desteklenmesi amacıyla yeni güdümlü projeler geliştirmeye devam ediyoruz.
Elazığ Fide Merkezi Güdümlü Projesi çalışmaları sürüyor
Bölgemizin önem bir ihtiyacına cevap verecek,jeotermal seracılık konusunda bölgemize model teşkil edecek Elazığ Fide Merkezi Güdümlü projesinin fizibilite çalışmalarına devam ediyoruz, destek sözleşmesini 2021'in ilk yarısında imzalamayı planlıyoruz. Ayrıca odak alanlarımızda bölgenin kalkınma potansiyelinin açığa çıkarılmasına yönelik yeni projelerin güdülenmesi çalışmalarına devam edeceğiz. Yönetim danışmanlığı konusunda ilk defa özel sektörü de destekleyeceğimiz Teknik Destek Programı uygulayacağız. Program kapsamında başta işletmeler olmak üzere kamu kurumlan, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler gibi yerel aktörlerin yönetim ve işletme uygulamalarının iyileştirilmesine, pratik sorunlarının çözüme kavuşturulmasına, organizasyonların performansını artırmaya yardımcı olacak danışmanlık ve eğitim hizmetleri sağlanacak ve belgelendirme faaliyetleri desteklenecek. Bölgenin yenilikçi üretim kapasitesini geliştirmeye ve ihracatını artırmaya yönelik ihracatın geliştirilmesi ve kaynak verimliliği öncelik alanları çerçevesinde bölgedeki firmalara yönelik finansman desteği programı uygulanması planlanıyor. Finansman desteği kapsamında 5 milyon TL kaynak ayırdık.
Tarih ve kültür havzası oluşturulacak
Geçtiğimiz yıllarda sözleşmesini imzaladığımız ve uygulaması devam eden güdümlü projelerin yanı sıra 2021'de de Güdümlü Destek Programı kapsamında proje desteklemeye devam edeceğiz. Yararlanıcılar ile eşgüdümlü olarak geliştirdiğimiz projeler mevcut. Halihazırda bir turizm projesi üzerinde çalışıyoruz. Türkiye ve dünya çapında marka olabilecek bir tarih ve kültür havzası oluşturma hedefindeyiz. Yönetim danışmanlığı, uzun süredir üzerinde titizlikle çalıştığımız bir konu. Covid-19 sonrası özellikle tema ve sektör bazında radikal değişiklikler yapmamız gerekti. Bu amaçla turizm ve imalat sanayi alanında faaliyet gösteren özel sektör kuruluşlarına yönelik teknik destek yöntemi ile yönetim danışmanlığı aracını uygulamaya koymayı planlıyoruz. Söz konusu sektörlerde kaizen ve yalın üretim uygulamaları için eğitim programlarına halihazırda başladık. Gıda arz ve net ihracat finansmanı konularında çağrıya çıkmak üzere çalışmalarımızı ilerlettik. Hazırladığımız çalışmaları Yönetim Kurulumuz ile paylaşarak çerçeve konusunda mutabakat sağladık. İlk etapta 10 milyon TL destek sağlamayı planlıyoruz. Böylece toplam 90 milyon TL'lik yatırımı güdülemeyi hedefliyoruz.
Seracılık Mükemmeliyet Merkezi değerlendirme aşamasında
Ajansımız tarafından 2021'de mevcut Güdümlü Proje destek uygulamalarına devam edilecek, yeni projelerin geliştirilmesi sağlanacak. Sakarya Tarımsal Ürünler Üretim Mükemmeliyet Merkezi, Düzce Nitelikli İstihdam ve Strateji Geliştirme Merkezi, Uygulamalı İleri Mühendislik Mükemmeliyet Merkezi, İSTKA ile ortak olan Türkiye Açık Kaynak Platformu, Koruyucu Tekstil Test Merkezi uygulama aşamasında. Seracılık Mükemmeliyet Merkezi ise değerlendirme aşamasında bulunuyor. Güdümlü Proje desteği kapsamında 2020’de üç adet proje sözleşmesi imzalandı, bu projeler kapsamında 6 milyon TL ön ödeme yapıldı, toplamda 16.7 milyon TL'lik finansman taahhüt edildi. 2021’de Stratejik Yönetim Danışmanlığı SOP’u kapsamında yer alan yönetim danışmanl uygulamaları ile bölgedeki aktörlerin kurumsal kapasite ve iş birliği olanaklarının geliştirilmesi ele alınacak. Bu konuda bütüncül alt programlar uygulanacak. Bunlar aile şirketlerinde sürdürülebilirlik, inovasyon yönetimi, sanayide dijital dönüşüm, iş, ürün ve pazar geliştirme yönetim danışmanlığı, Ar-Ge profesyonelleri buluşmaları, turizmde destinasyon yönetimi, mesleki ve teknik eğitimde model uygulamaları.
13 Aralık 2020 Pazar
Kış kapıda, umutlar bahara
ULUSLARARASI kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Avrupa bankalarının gelecek yıl yavaş ekonomik toparlanma, artan sorunlu krediler ve zayıflayan karlılık görünümlerinden kaynaklı olarak zorlu bir faaliyet ortamı ile karşı karşıya kalacaklarını belirterek, Euro Bölgesi, İskandinavya, Birleşik Krallık ve Orta-Doğu Avrupa bankaları için 2021 görünümün negatif olduğunu duyurdu. Gelişen ülkelerdeki bankalar için de 2021 faaliyet koşullarının zorlu olmaya devam edeceğini kaydeden Moody's, "Türk bankalarının kredi değerliliği zayıf ve baskı altında olmaya devam edecek" yorumunda bulundu. OECD yayınladığı "Ekonomik Görünüm" raporunda ise, Türkiye'de makroekonomik gerilimlerin yinelenmemesi halinde GSYH'nın 2021’de yüzde 2.9 ve 2022’de yüzde 3.2 artacağını öngördü. OECD, Türk ekonomisinde yaz aylarında başlayan, yarı bütçesel teşvikler ve dış talep ile yönlenen toparlanmanın şu anda ciddi ters rüzgarlarla karşı karşıya kaldığını duyurdu. Yaz aylarında kredi büyümesinin ve parasal genişlemelerin getirdiği rahatlamanın sonuna gelindiği birçok kurum tarafından da dile getiriliyor. Bu dönemin nasıl ve ne kadar sürede atlatılacağı aşı çalışmalarının seyrine bağlı. Sadece Türkiye değil gelişmekte olan birçok ülke için bu kış kritik olacak. Bizim dezavantajımız bu dönemde enflasyonist baskıların çok daha şiddetli hissediliyor olması. Bu nedenle TL varlıklar için bu kış daha hassas bir zeminde geçebilir.
SALGIN TEHDİT ETMEYE DEVAM EDİYOR
Salgınla ilgili ülkelerden çeşitli vadeler ve çeşitli boyutlarda kısıtlama haberleri gelmeye devam ediyor. Türkiye’de hafta içi belirli saatler, hafta sonu da aralıksız olmak üzere sokağa çıkma kısıtlamaları başladı. Bir süredir çeşitli kısıtlamaların uygulandığı Almanya’da Ekonomi Bakanı yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınına yönelik yaptığı açıklamada, kısıtlamaların 2021'in bahar aylarına kadar devam edebileceğini ifade etti. Kısıtlama tedbirleri artarken bir yandan da ekonomiye destek paketleri gündemde.
Krizin ilk safhasında diğer ülkelerle birlikte genişlemeci bir politika izleyen Türkiye’de bu kışa sıkılaşma ile girilmiş durumda. Diğer ülkeler ise genişlemeci ve destekleyici politikaları artırarak devam ediyor.
ABD Merkez Bankası, koronavirüs salgınının ekonomik etkilerine karşı hayata geçirdiği kredi programlarının süresini 31 Mart 2021'e kadar uzattığını duyurdu. ABD Senatosu Çoğunluk Lideri Mitch McConnell, koronavirüs salgınının etkileriyle mücadele için yeni teşvik paketi teklifinde bulundu. Fed Başkanı Jerome Powell, "Ekonomik toparlanma sürüyor ama iyileşmenin hızı ılımlılaştı. Aşı haberleri olumlu ancak büyük zorluklar ve belirsizlikler var. Fed, kredi programlarına ayrılan fonların kullanılmayan kısmını geri verecek" diye konuştu.
Son üç aylık dönemi negatif enflasyonla geçiren Euro Bölgesi'nde ise ECB Yönetim Kurulu Üyesi Isabel Schnabel, salgın krizi ile mücadeleyi sağlamlaştırmak için Pandemi Acil Varlık Alım Programı'nın bir sene daha uzatılabileceğini söyledi. Schnabel, ECB'nin teşviklerinin toparlanmayı desteklemeyi hedeflediğine işaret etti ve teşviklerin mali duruşu gevşetmek için değil sürdürülebilir olması için hazırlandığını hatırlattı. Daha önce bir diğer ECB üyesi Philip Lane, PEPP'in gerektiği kadar uzatılacağını söylemişti.
AŞI UYGULAMALARI HIZ KAZANDI
Moderna, yeni test sonuçlarında yüksek etkinliği kanıtlanan koronavirüs aşısı için ABD ve Avrupa’da izin almaya çalışıyor. Pfizer ve BionTech’in geliştirdiği aşıysa ABD’li düzenleyici kuruluşlara bu ayın başında sunulmuştu. Bundan dolayı Moderna’nın aşısı Pfizer ve BionTech’in aşısından sonra değerlendirmeye alınacak. Aceleci olunduğuna dair eleştiriler olsa da İngiltere, düzenleyici kuruluşların Pfizer ve BioNTech aşısını onaylamasıyla birlikte Covid-19 aşısına onay veren ilk batılı ülke oldu. Acil durum onayıyla birlikte aşının tedarik edilmesinin önü açıldı ve koronavirüs ile mücadelede yeni bir safhaya geçildi.
Ülkemizde ise bu ay 20 milyon aşının geleceğini belirten Sağlık Bakanı Koca, aşılamaya 11 Aralık'ta sağlık çalışanları ile başlamayı planladıklarını söyledi. Son bir yıllık dönemde aşı tarafında tünelin sonu ilk kez bu kadar net görülmeye başlandı. Buna karşın kış aylarının çok rahat geçmeyeceği otoritelerin aldığı önlemlerden ve vermeye hazırlandıkları teşviklerden anlaşılıyor.
ENFLASYONDA KISA VADEDE YÖN YUKARI
Enflasyon kasım ayında beklentilerin üzerinde gerçekleşerek pandeminin etkisiyle geçen 2020’nin en yüksek seviyesini gördü. Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı verilere göre tüketici fiyat endeksi kasımda bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14.03 artış kaydetti. Aylık bazda artış ise yüzde 2.3 oldu. Çekirdek enflasyon yıllık yüzde 13.26 olarak kaydedildi. Üretici fiyatları enflasyonunda da 2020'nin en yüksek seviyesi görüldü. Üretici fiyat endeksi kasım ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23.11 artış gösterirken, aylık bazda yüzde 4.08 oldu. Döviz kurunun yarattığı maliyet artışları kasım enflasyonunda net şekilde görüldü. Enflasyonda genele yayılan bir artış eğilimi hakim. Detaylara baktığımızda, gıda enflasyonun yüzde 4.1’e ulaştığı, bunun da tahminleri saptıran önemli bir unsur olduğu görülüyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, kasım ayı enflasyon verilerini sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirdi. Elvan, enflasyonun beklentinin üzerinde çıktığını belirterek, bunun vatandaşa olan etkilerini en aza indirmek için çalıştıklarını söyledi. Aralık’ta son dönemde TL’deki iyileşmeye bağlı olarak, çekirdek enflasyonda (özellikle de dayanıklı mal grubunda) bir düzeltme görülmesi kuvvetle muhtemel. Ek olarak, gıda enflasyonu da Kasım’a göre çok daha ılımlı seyredebilir. Mart/Nisan aylarında TÜFE enflasyonu yüzde 15.0 civarında zirve yapabilir; bu ihtimal ek faiz artırımlarını gündeme getirebilir. Olumsuz baz etkisinin yanında ÜFE kaynaklı maliyet yönlü baskılar nedeniyle TÜFE’nin Mart/Nisan aylarına kadar yükselişini sürdürebilir. Bu durumda, TCMB’den ek faiz artışı beklentilerinin gündeme gelebileceğini düşünüyoruz. Bu ay 24 Aralık’ta gerçekleşecek olan Para Politikası Kurulu toplantısı açıklanan son enflasyon rakamlarının ardından daha önemli hale geldi. Burada alınacak aksiyonlar ve verilecek mesajlar yılın son haftasında volatiliteyi daha da artırabilir.
AB LİDERLER ZİRVESİ, ABD SAVUNMA BÜTÇESİ
Bu haftanın en önemli başlıklarından biri Türkiye ile batı toplumu arasındaki ilişkilerin seyri olmaya aday. AB tarafı ile başta Doğu Akdeniz olmak üzere birçok başlıkta görüş aykırılıkları mevcut ve bir süredir Türkiye’ye yönelik yaptırım çağrıları mevcut. ABD tarafında ise S400’ün getirdiği gerilim aralıklı olarak tırmanmaya devam ediyor. Savunma bütçesinin görüşüldüğü bu dönemde bu konunun tekrar gündeme gelme olasılığı da oldukça yüksek. Bu nedenle gerek AB gerekse ABD tarafında Türkiye’ye karşı tutunulacak tavır önemli olacak.
BIST-100'de zorlanmalar dikkat çekiyor
Geçtiğimiz haftaya sert satışlarla başlayan ve ertesi gün aynı hızda toparlayan BIST-100 Endeksi'nde sonraki günlerde stabil bir görünüm vardı. Endekste gün içlerinde zaman zaman yukarı gitme çabaları olsa da bu genele yayılmayarak sektörel ya da hisse bazlı hareketler olarak kaldı. Bununla birlikte geçtiğimiz hafta da görülen negatif uyumsuzluklar artarak devam ediyor. Bu durum gün içi görülen yukarı yönlü hareketlere temkinli yaklaşmayı gerektiriyor. Özellikle önceki zirvenin bulunduğu 1.350 civarı ve devamında mart ayında başlayarak bugüne kadar devam eden süreçte oluşan yukarı yönlü kanalın üst bandının bulunduğu 1.380 civarı önemli dirençler konumda. Bu bölgeye yakın yerler yeni alım için risk oluşturuyor. Buna karşın önceki haftalarda da ifade ettiğimiz gibi önemli bir destek kınlımı yaşanmadığı sürece aşağı yönlü günlük hareketlere de temkinli yaklaşmakta fayda var. Bu noktada 1.290'ı önemli bir referans noktası olarak izlemeye devam ediyoruz. Buranın altına sarkılacak olur ise satışların sertleşebileceğini düşünüyoruz.
Enflasyonu yenenler ve yenilenler
GEÇTİĞİMİZ hafta perşembe günü Kasım ayı enflasyon verileri açıklandı. Yıllık bazda yüzde 14’e ulaşan enflasyon (TÜFE) ülkemizde kronik sorunların başında geliyor.
Birikimlerimizi, varlıklarımızı kemiriyor, alım gücümüzü düşürüyor.
Bütün mücadelelere, tüm çabalara rağmen enflasyona karşı yapılan mücadelede mevzi kaybedilmiş.
Dünyada enflasyon neredeyse yok iken, ülkemiz en yüksek enflasyona sahip ilk 15-20 ülke arasında.
Hani, halkın tasarruf eğiliminin düşük olduğundan şikayet ediliyor ya, enflasyon tasarrufa izin vermiyor ki. Çünkü enflasyon ortamında sürekli yukarı yönde hareket eden fiyatlar, insanları tasarruf etmeye değil, bugün harcamaya zorluyor. Bugün satın alınmayan malın fiyatı, gelecekte çok büyük olasılıkla artacak ama gelirler aynı oranda artmayacağından, bugün satın almak her zaman daha karlı oluyor. Bu da tasarrufların küçülmesine neden olurken, hane halkının borçlanma eğilimini güçlendiriyor.
Diğer yandan hane halkı, tasarruflarını enflasyona karşı korumak için yıllardır altın ve dövize yatırım yapıyor. Öyle ki bankacılık sisteminde bulunan toplam mevduatın yüzde 55’i döviz cinsinden. Halkın döviz mevduatına yatırım yapmasının en önemli nedenlerinden birisi, enflasyonun artış eğilimi kınlamadığı için döviz fiyatlarının günün birinde, enflasyonu mutlaka yakalayacağı ve geçeceği beklentisi. Bu beklentiyle döviz alanlar, bu kez de talep nedeniyle fiyatların artmasına katkıda bulunuyor. Peki, insanlar neden Türk Lirası mevduat yatırımını tercih etmez oldu? Gelin EGM’nin (Emeklilik Gözetim Merkezi) internet sitesinden aldığım 30 Kasım 2020 tarihli grafiğe bir bakalım, son beş yılda yüzde 81.2’ye ulaşan TÜFE’ye hangi yatırım aracı ne kadar yenilmiş, hangisi ne kadar yenmiş görelim.
DOLAR
Son beş yılda doların getirisi yüzde 167.1’e ulaşırken TÜFE yüzde 81.2 olmuş. Doların değer artışı TÜFE’nin iki katını geçmiş. Bu nedenle halk halen döviz yatırımından vazgeçmiyor. Fiyatların her geri çekilmesinde pozisyonunu tekrar artırıyor.
GRAM ALTIN
Gram altın son dönemin gözde yatırım aracı. Bunda hem ons bazında hem de aynı dönemde dolar/TL paritesinin yükselişi etkili. TÜFE’yi dörde katlayan getirisi ile altın son beş yılın en çok kazandıran yatırım aracı olmuş.
BIST-100
Hisse senetleri piyasasını temsilen BIST-100 endeksi baz alındığında, son beş yılda yüzde 75.7’lik getirisi ile enflasyonun altında getiri sağlamış. Buradaki getirinin üzerine yıllık yaklaşık yüzde 2.5’lik temettü getirisini eklediğimizde enflasyonun üzerinde bir getiriye ulaşılsa da, içerdiği risk nedeniyle getirinin çok zayıf olduğu söylenebilir.
FAİZ-KAR PAYI
Faizli yatırım araçlarını temsilen BIST-KYD Tüm bono endeksi baz alındığında son beş yılda yüzde 72.4 getiri ile enflasyona yenildiği görülüyor. BIST-KYD Kamu Kira sertifikaları endeksi ise yüzde 80.5’lik getirisiyle enflasyonu neredeyse yakalamış. Ama yine de enflasyonun üzerinde getiri sağlayamamış.
BES FONLARI
EGM Tüm Endeksi sistemdeki devlet katkısı ve OKS fonlarını da içeren ve EGM’nin hazırladığı bir endeks. Fonların getirisinin portföy büyüklüklerine göre ağırlıklandırılmasıyla oluşturuluyor.
Beş yılda yüzde 114.1’e ulaşan EGM Tüm Endeksi enflasyonun üstünde getiri sağlayan yatırım araçlarından biri olmuş.
TERCİHLER KAZANDIRDI
Genellikle halkın finansal okuryazarlığının düşük olduğundan şikayet edilir. Ancak uzun vadeli verilere bakıldığında, halkın getiri konusunda doğru analizler yaptığı ve doğru tercihlerde bulunduğu görülüyor. Burada döviz yatırımları konusunda hane halkı ile devletin çıkarlarının çatıştığı söylenebilir. Hane halkı döviz yatırımlarına ağırlık vererek, bir şekilde döviz fiyatının artmasına da katkı vermiş oluyor.
Fakat enflasyonun hırpalayıcı etkisinden korunmak isteyenlere aslında çok da fazla seçenek kalmıyor. Grafikten de görüleceği gibi faizsiz kar payı getirisi elde etmek isteyenler ile mevduat faizinden medet umanlar enflasyon karşısında yenilmişler. Birikimlerinin satın alma gücü azalmış. Hisse senedi yatırımları ise aşırı volatilite bir taraftan, zayıf getiri diğer taraftan bu beş yıllık dönemde gerçekten de doğru seçim olamamış. Altın ise yine Türk halkını yanıltmamış. Getirisiyle hem enflasyonu, hem de diğer yatırım araçlarını yenmiş.
ZEYNEP CANDAN AKTAŞ