24 Mart 2018 Cumartesi

Tünel içinde minibüs projesini tanıttı

Geçtiğimiz günlerde Mars'a yolculuk projesi testlerinin 2019'un ilk yarısında başlayacağını duyuran Elon Musk, havada-karada alternatif ulaşım projeleriyle bizi şaşırtmaya devam ediyor. Musk’ın kurduğu The Boring Company'den çıkan ilk "yeni teknoloji" ulaşım projesi olan Hyperloop’ın CEO'su Dirk Ahlborn, bir tünel içinde giden kapsülde insanların yanı sıra araçların taşınacağını, bunun özellikle İstanbul gibi megapollerde trafik sorununu çözeceğini söylemişti. Aralık ayında görüştüğüm Ahlborn, "Trene benzeyen bu yeraltı-yerüstü kapsül projesinin karadaki toplu taşıma araçlarına benzeyen modelinin de geliştirileceğini, ancak bu modelin ileride tanıtılacağını" anlatmıştı.

Musk’ın Hyperloop projesinde araçları insanlara tercih edeceği yönündeki eleştirilerse, Musk’ın "sadece insanların taşındığı’’ toplu taşıma aracını tanıtımını erkene çekmesine neden oldu. Musk, sadece zenginin yanında olmadığını göstermek üzere sosyal medya üzerinden 8-12 yolcu kapasiteli tünel içinde giden minibüsünü tanıttı. Sosyal medya paylaşımı üzerinden tünel içinde "yere basmadan hareket eden" bu süper hızlı ulaşım sisteminin önceliğinin "yayalar ve iki tekerlekli araçlar" olacağının altını çizdi. Hyperloop projesine 2016'da ABD'nin Los Angeles kentindeki trafikten bıktığı için başlayan Elon Musk, teknolojiyi ülkenin en yoğun trafiğine sahip bu kentin yanı sıra başkent VVashington D.C.’ye de getirecek. Geçtiğimiz günlerde bu kentte de tünel kazma hakkı kazanan Musk’un geliştireceği bu sistem, megapollerin "akıllı” hale gelmesini de "mecburi" kılacak. The Boring Company kapsamındaki tüp ve toplu taşıma projeleri, yeraltı ve üstündeki diğer geleneksel ulaşım araçlarına da bağlanacak. Bunun için akıllı telefonunuza bir uygulama yerleştirmeniz gerekecek. Yapay zeka ile kentteki ulaşım ağının tüm verilerini sizin için özelleştiren bu uygulama, otobüsten inip en yakın Hypeorloop istasyonunda bir tüp yolculuğu yapmanıza, o duraktan çıkıp sözgelimi vapura binmenizi sağlayacak.

18 Şubat 2018 Pazar

Hep destek tam destek

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Zeytin Dalı Harekatı’na bölgedeki iş dünyası temsilcileri tam destek verdi. Gaziantep, Kilis ve Şanlıurfalı işadamları, “Başarılı olacaklarını biliyoruz” diyor. Harekatın bölge ekonomisine şu aşamada hiçbir zararı yok.

TÜRK Silahlı Kuvvetleri’nin Afrin’e dönük başlattığı Zeytin Dalı Harekatı’nda iki hafta geride kaldı. Kahraman Türk askeri Afrin’e doğru ilerlemesini sürdürüyor. Köyler bir bir terör örgütünden temizleniyor. Geçen hafta dergimizde hem ekonomi yönetiminin hem de iş dünyasının görüşlerine genişçe yer verdik. TOBB’dan TÜSIAD’a, TİM’den MÜSİAD’a iş dünyasının bütün önde gelen örgütlerinin açıklamalarına yer verdik. İş dünyası topyekun Türk Ordusu’nun arkasında olduğunu net bir şekilde ifade etti. Ekonomi yönetimi ve iş dünyası temsilcileri ekonominin operasyondan etkilenmediğini açıkladı.

Operasyonun ikinci haftasında da iş dünyasının desteği tam olarak devam etti. Türk iş dünyasının çatı örgütü TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) Başkam Rifat Hisarcıklıoğlu başkanlığında- ki TOBB heyeti, başta operasyonun en sıcak bölgesi Kilis, Gaziantep ve Hatay’a ziyaretlerde bulundu. Harekat bölgesine en yakın noktada olan bölge iş insanlarının görüşleri özellikle önem arz ediyor. Gaziantep, Kilis ve Şanlıurfa’daki iş dünyası temsilcilerinin görüşleri bu açıdan oldukça değerli. Biz de bu bölgenin önde gelen merkezlerindeki iş dünyası temsilcilerine ulaşarak görüşlerini aldık.

17 Şubat 2018 Cumartesi

Çayla'ya yeni rakip

Türkiye'nin en dinamik sektörlerinden biri çay. Kamu şirketi çaykur'un piyasada hakimiyeti büyük. Sektör bir dönem büyük holdinglerin de ilgi alanına girmişti. Sabancı, Yıldız gibi büyük holdingler bu alanda yatırımlar yaptılar.

Sabancı, çay markası Deren'in de içinde bulunduğu GıdaSA'yı 2007'de BlM'in sahipleri Topbaş Ailesi'ne sattı. Yıldız Holding'in Obaçay'ı satacağı uzunca bir süredir konuşuluyor. Yabancı sermayeli Lipton'un ve Coca-Cola'nın şirketi Doğadan'ın yatırımları devam ediyor.

Sektörde bir de 1985 yılından bu yana faaliyet gösteren Doğuş Çay var. Bu dinamik sektörde ayakta kalabilen firmanın son günlerde yeni hazırlıklar yaptığını duyuyoruz. Duyumlarımıza göre, çay ile ilgili yeni bir organizasyona girmiş. Hatırlarsanız Çaykur, Çayla markası ile çay evleri açıyor. Bağdat Caddesi, Göztepe, Tuzla ve Rize'de olmak üzere toplam dört mağazası bulunuyor. Çaykur'un markası Çayla oldukça başarılı bir grafik çiziyor. Doğuş Çay da Çayla'nın yanına Doğuş Çayevi'ni açmış. Yani Çayla'ya rakip gelmiş. Duyumlarımıza göre, konsept tutarsa zincir haline getirilecekmiş.

Midyeci Ahmet Avrupa'ya

Geçmiş sayılarımızda Midyeci Ahmet'ten bahsetmiştik.

Firma geçen yıl yaptığı franchising atağı ile midye severlerin gönlünü kazanmış ve popülerliği giderek artmaya başlamıştı. İstanbul Çengelköy, Tuzla, Eskişehir, Ankara derken, şubeler birbirini kovaladı.

2018 yılı için franchising taleplerini online platform üzerinden almaya devam eden markanın şimdilerdeki hedefi Avrupa olacak gibi görünüyor. Sosyal medya üzerinden, Avrupa'da şube açacağının sinyallerini veren Midyeci Ahmet rotasını yurtdışına çevirmiş. Midyeci Ahmet İngiltere, Almanya ve Hollanda gibi ülkelerden franchising teklifleri alıyormuş. Firmanın sahibi Ahmet Çiçek, Avrupa turuna çıkarak pazar araştırması yapmış. Turda tespit ettiği yerlerde şube açma düşüncesi olan Midyeci Ahmet'in en beğendiği ülkelerden biri Hollanda olmuş. Duyumlarımıza göre, Amsterdam'da açmak istediği şubenin, firmanın Avrupa merkezi olmasını düşünüyormuş. Türkiye'den çok Avrupa'da şubeleşme taraftarı olan markanın yurtdışı şubelerini bu yıl içerisinde görürseniz şaşırmayın.

Beko'nun yerine Koç Üniversitesi gelecekmiş...

Arçelik'in İstanbul Beylikdüzü'ndeki Beko fabrikasını Çerkezköy'e taşıyacağı konusu bugüne kadar birçok kez gündeme geldi. Firma bu konuyla ilgili olarak geçen yıl KAP'a bir açıklama yaparak, taşınma işleminin 2018'in Mart sonuna kadar tamamlanmasının planlandığını duyurmuştu.

Açıklamada, "Şirketimizin Beylikdüzü'nde bulunan Elektronik işletmesi'nin yüksek teknolojik standartları yakalayarak, rekabetçiligini ve operasyonel verimliliğini artırmak suretiyle farklı tüketici ihtiyaçlarını en etkin şekilde karşılayabilmek amacıyla Çerkezköy Kapaklı Organize Sanayi Bölgesi'ne taşınmasına karar verildi" denilmişti.

Arkadaşımız Özbey Men'in edindiği bilgilere göre, taşınma başlamış. Makineler firmanın teknik ekibi tarafından sökülerek Çerkezköy'deki tesislere kuruluyormuş. Taşınma işleminin açıklandığı gibi mart sonuna kadar tamamlanması planlanıyormuş. Fabrikanın kurulu olduğu arazinin nasıl değerlendirileceği konusunda da bazı duyumlar aldık.

Bu arazi Koç Üniversitesi'ne tahsis edilecekmiş. 1993'te kurulan Koç Üniversitesi eğitimini Rumelifeneri'ndeki kampusunda sürdürüyor. 22 lisans, 29 yüksek lisans ve 25 doktora programı bulunan, yaklaşık 6 bin öğrencinin eğitim gördüğü üniversitede İnsani Bilimler ve Edebiyat, İktisadi ve idari Bilimler, Fen, Mühendislik, Hukuk ve Tıp ve Hemşirelik Fakülteleri bulunuyor.

O da patron oldu

Zafer Kurtul, bankacılık sektörünün önemli isimlerinden biri. 1984'te Citibank İstanbul Şubesi'nde görevine başlayarak bankacılık sektörüne adım attı.

1986-1990 yılları arasında BNP-Ak Dresdner Bank'ta bir süre boyunca Kredi Pazarlama Bölümü Başkanlığı görevini sürdürdü.

1990'da da Societe Generale Bank'ta Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirildi. 1995-1998 arasında Tekfenbank'ta görev alarak Genel Müdür Yardımcılığı pozisyonuna atandı. 1998'de Akbank Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı ve 27 Kasım 2000'de Akbank Genel Müdürlüğü görevine getirildi. 2009 yılının Haziran ayında Akbank'ın Yönetim Kurulu Üyesi olan Kurtul, 19 Temmuz 2010'dan beri Sabancı Holding'te CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. 20 Şubat 2017 tarihinde görevlerinden istifa ederek Sabancı Holding'den ayrıldı.

Tabii bu kadar önemli bir ismin boşta kalmasını beklemeyiz. Kısa bir süre sonra Commercial Bank of Qatar tarafından satın alınan Alternatifbank'ın yönetimine girdi. Ardından danışmanlık şirketi kuran bankacılar kervanına katıldı. Tıpkı Tayfun Bayazıt gibi Zafer Kurtul da patronluğa adım attı. Kurtul, ZKurtul Yönetim Danışmanlık A.ş. unvanlı şirketiyle bankacılık sektörü başta olmak üzere iş dünyasına, şirketlere üretim ve finansman süreçleri ile ilgili danışmanlık hizmeti verecek.

İşlerin başına oğlu geçti

İbrahim Çağlar, 11 Aralık 2017 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonrasında 57 yaşında vefat etti.

Ani ölümü iş dünyasını derinden etkiledi, çağlar sıradan bir isim değildi. AK Parti'nin kurucuları arasında yer alan Çağlar iki dönemdir İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı yapıyordu.

Kendisi çocukluktan bu yana ticaret hayatının içinde olan bir isimdi. Yedi yaşında aile şirketlerinde çalışmaya başlayan Çağlar, 18 yaşında liseyi bitirir bitirmez ilk şirketi Nurtop A.ş.'yi kurarak patronluğa adım atmıştı. Tekstilci kimliğiyle bilinse de son yıllarda farklı sektörlerde öne çıktı. Geleneksel işinin yanına yeni işler eklemeyi ihmal etmedi.

Enerji, gayrimenkul, haberleşme, teknoloji, gübre ve sağlık turizmi alanlarında şirketler kurdu. İstanbul Ticaret Odası kayıtlarına göre Çağlar'a ait 12 şirket bulunuyor.

Çağlar'ın vefatından sonra bu şirketlerin yönetiminde nasıl bir değişiklik olacağını merak ediyorduk. Bu değişiklik geçtiğimiz günlerde sicil kayıtlarına yansıdı. Çağlar'a ait şirketlerin yönetim kurulu başkanlığına avukat oğlu Mehmet Cenap Çağlar geldi. Çağlar, İngiltere'de devam ettiği mastırını yarıda kesip işlerin başına geçti. Artık avukatlık yapmayacak, aile şirketlerini yönetecek. Ablası Dilanur Duman ve annesi Nuran Nilgün Çağlar ise şirket ortakları olarak yer aldılar. Çağlar ailesi dededen tüccar ve sanayici. Abla ve kardeşin annelerinin desteğiyle şirketleri daha ileriye taşıyacağına inanıyoruz.