İSTİNYE Üniversitesi, yapay zekâ ve tıp arasındaki etkileşim alanlarında proje geliştirmek, araştırma ve uygulama çalışmaları yapmak, araştırma sonuçlarını lisans ve yüksek lisans eğitimine aktarmak amacıyla Türkiye’nin ilk Tıbbi Yapay Zekâ Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni (TYZAUM) kurdu. Merkezin benzeri dünyada yalnızca Stanfoıd ve Johns Hopkins gibi mühendislik ve tıp alanında çalışan prestijli üniversitelerde bulunuyor. Biyonik Görme, Otomatik NMR Görsel Yorumlama Sistemi ve Bulut Tabanlı Hastalık ve Tedavi Sorgulama Sistemleri projeleriyle çalışmalarına başlayan TYZAUM, sene içerisinde gerçekleştireceği Makina Zekâsı ve Sinirsel Ağlar Tarafından Yönetilen Robotik El Sistemi, Hücresel Canlıları Taklit Eden Sentetik Basit Robotlar projeleriyle çalışmalarına devam edecek.
Merkezin başında, kriptografi alanında uluslararası tanmmışlı-ğa sahip, aynı zamanda İstinye Üniversitesi Mühendislik Fakülte Dekanı da olan Prof. Dr. Çetin Kaya Koç bulunuyor.
Prof. Koç ile TYZAUM’un araştırma konularını ve hedeflerini konuştuk...
Merkezin kuruluş amacı nedir?
Türkiye’de çok zeki bilim insanları, doktorlar ve mühendisler var. Ancak yönetimsel ve ortak çalışma sahalarında eksiklikler görüyorum. Böyle bir şemsiyenin kurulması mühendislik ve tıp arasında bir köprü kurulmasına neden olur umudundayım. Zaten merkez kurulur kurulmaz doktor arkadaşlar kapımızı çalmaya başladı. Bilgisayar mühendisliği bölümümüzün akademik kadrosuna doktor arkadaşlarımızı atamaya başladık. Disiplinler arası bir bağ kurmak amacındayız.
31 Ağustos 2019 Cumartesi
Alpet uçuşa hazırlanıyor!
Altınbaş Holding bünyesinde yer alan ve Türkiye'de 400 bayisiyle akaryakıt sektördeki payını büyütmek isteyen Alpet, havayolunda artan trafikle büyüyen pazara Air Alpet ile girdi. Bir süre önce kurulan ve Kıbrıs'ta havayolu şirketlerine akaryakıt ikmali sağlayan Air Alpet,
Türkiye'de de bu hizmete girmeye hazırlanıyor. Bunun için birkaç şirketle görüşen Alpet, ilk etapta günlük 40 uçağın ikmalini üstlenmeyi hedefliyor. Alpet CEO'su Ali ,.Murat Yeşilyurt, geçen yıl yaklaşık 600 milyon litre akaryakıt satışı gerçekleştirdiklerini ve havayolunun dahil olmasıyla bu rakama yıllık 100 milyon litrenin daha eklenebileceğini ifade ediyor.
HAVACILIKTAKİ BÜYÜME ETKİLİ
55 havaalanı, 1,5 milyonu aşan uçak trafiği, 175 milyon taşınan insan sayısı, 3 milyon ton kargo taşıması ve bu yıl tam anlamıyla devreye girmesi beklenen üçüncü havalimanı yeni fırsatlar da doğuruyor. Havacılık sektöründeki bu hareketlilik akaryakıt talebine de yansıyor. Sektörde maliyetin yüzde 30'dan fazlasının akaryakıt kaynaklı olduğu tahmin ediliyor. Son altı yılda her yıl ortalama yüzde 10 büyüyen havacılıkta yakıt talebinin önümüzdeki dönem artacağını tahmin eden Ali Murat Yeşilyurt, "Üçüncü havalimanın tam olarak devreye girmesiyle birlikte talebin artacağı ve 2020 yılına kadar ortalama her yıl yüzde 7 oranında büyümesi bekleniyor. Biz de buradaki büyümeden payımızı almak üzere Air Alpet'i Türkiye'de de devreye almak istiyoruz" diyor.
BU YIL 50 BAYİ AÇACAK
Türkiye'de akaryakıt sektörünün satışları genellikle her yıl yüzde 7 civarında artarken uzun bir aradan sonra geçen yıl satışlar düştü. Tükecilerin daha dikkatli olması ve şantiyeler, taş ocakları, yol projelerinin yavaşlaması satışları olumsuz etkiledi. Bu nedenle sektörde yüzde 7 civarında bir satış düşüş olduğunu belirten Ali Murat Yeşilyurt, şirket olarak bu yıl mevcudu korumayı hedeflediklerini anlatıyor. 2,2 milyar TL cirolu şirketin 50 bayi açacağını aktaran Ali Murat Yeşilyurt, bunun için yaklaşık 5 milyon dolarlık bir yatırım yapılacağını belirtiyor. Bayilerde akaryakıt dışı satışların payının hızla arttığını ve yüzde 30 büyüdüğünü anlatan Yeşilyurt, buradaki yatırımlara ağırlık vereceklerini söylüyor.
Türkiye'de de bu hizmete girmeye hazırlanıyor. Bunun için birkaç şirketle görüşen Alpet, ilk etapta günlük 40 uçağın ikmalini üstlenmeyi hedefliyor. Alpet CEO'su Ali ,.Murat Yeşilyurt, geçen yıl yaklaşık 600 milyon litre akaryakıt satışı gerçekleştirdiklerini ve havayolunun dahil olmasıyla bu rakama yıllık 100 milyon litrenin daha eklenebileceğini ifade ediyor.
HAVACILIKTAKİ BÜYÜME ETKİLİ
55 havaalanı, 1,5 milyonu aşan uçak trafiği, 175 milyon taşınan insan sayısı, 3 milyon ton kargo taşıması ve bu yıl tam anlamıyla devreye girmesi beklenen üçüncü havalimanı yeni fırsatlar da doğuruyor. Havacılık sektöründeki bu hareketlilik akaryakıt talebine de yansıyor. Sektörde maliyetin yüzde 30'dan fazlasının akaryakıt kaynaklı olduğu tahmin ediliyor. Son altı yılda her yıl ortalama yüzde 10 büyüyen havacılıkta yakıt talebinin önümüzdeki dönem artacağını tahmin eden Ali Murat Yeşilyurt, "Üçüncü havalimanın tam olarak devreye girmesiyle birlikte talebin artacağı ve 2020 yılına kadar ortalama her yıl yüzde 7 oranında büyümesi bekleniyor. Biz de buradaki büyümeden payımızı almak üzere Air Alpet'i Türkiye'de de devreye almak istiyoruz" diyor.
BU YIL 50 BAYİ AÇACAK
Türkiye'de akaryakıt sektörünün satışları genellikle her yıl yüzde 7 civarında artarken uzun bir aradan sonra geçen yıl satışlar düştü. Tükecilerin daha dikkatli olması ve şantiyeler, taş ocakları, yol projelerinin yavaşlaması satışları olumsuz etkiledi. Bu nedenle sektörde yüzde 7 civarında bir satış düşüş olduğunu belirten Ali Murat Yeşilyurt, şirket olarak bu yıl mevcudu korumayı hedeflediklerini anlatıyor. 2,2 milyar TL cirolu şirketin 50 bayi açacağını aktaran Ali Murat Yeşilyurt, bunun için yaklaşık 5 milyon dolarlık bir yatırım yapılacağını belirtiyor. Bayilerde akaryakıt dışı satışların payının hızla arttığını ve yüzde 30 büyüdüğünü anlatan Yeşilyurt, buradaki yatırımlara ağırlık vereceklerini söylüyor.
Sıkı parasal duruş korunacak
YURTİÇİNDE yoğun veri trafiğinin yaşandığı geçen hafta gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na (TCMB) çevrildi. Yılın ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısını 16 Ocak’ta gerçekleştiren TCMB, politika faizini yüzde 24’te sabit tuttu. Enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanana kadar sıkı parasal duruşun korunacağı vurgusunu yineleyen TCMB, ithal girdi maliyetleri ve iç talep gelişmelerine bağlı olarak enflasyon görünümünde bir miktar iyileşme gözlenmekle birlikte fiyat istikrarına yönelik risklerin devam ettiğine işaret etti. TCMB’nin yayınladığı karar metninde, son dönemde açıklanan verilerin ekonomideki dengelenme eğiliminin belirginleştiğine dikkat çekilerek, “Dış talep gücünü korurken finansal koşullardaki sıkılığın da etkisiyle iktisadi faaliyetteki yavaşlama devam ediyor” denildi. Önceki politika metinlerinden farklı olarak “cari dengedeki iyileşme eğiliminin sürmesi bekleniyor” ifadelerine yer verilen metinde, ihtiyaç duyulması halinde ilave sıkılaştırma yapılabileceğinin altı çizildi.
TCMB’nin faizleri sabit tutma kararına piyasaların tepkisi olumlu oldu.
İKİNCİ ÇEYREK ÖNEMLİ
Faiz kararının beklentiler çerçevesinde olduğuna dikkat çeken ekonomistler, TCMB’nin en erken 25 Nisan’da faiz indirimine gideceğini ifade ediyor. Piyasa ağırlıklı olarak faiz indiriminin Haziran’da geleceğini düşünüyor. Faiz indirimi konusunda daha temkinli olanlar da var. Piyasanın beklentisiyle örtüşen bir şekilde Merkez Bankası’nm faiz kararında bir değişme gözlenmediğini vurgulayan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Şeker, konjonktürel açıdan doğru bir karar alındığı görüşünde. Faizde indirimin genel ekonomik koşullardaki iyileşmelere bağlı kalmak şartıyla ancak 2019’un sonuna doğru gerçekleşebileceğini düşündüğünü belirten Şeker, “2019’un özellikle ilk altı ayında kur piyasalarında bazı dalgalanmaların olabileceğini tahmin ediyorum” dedi.
TCMB’nin açıkladığı takvime göre önümüzdeki dönemde PPK toplantıları 6 Mart, 25 Nisan, 12 Haziran, 25 Temmuz, 12 Eylül, 24 Ekim ve 12 Aralık’ta yapılacak.
TCMB’nin faizleri sabit tutma kararına piyasaların tepkisi olumlu oldu.
İKİNCİ ÇEYREK ÖNEMLİ
Faiz kararının beklentiler çerçevesinde olduğuna dikkat çeken ekonomistler, TCMB’nin en erken 25 Nisan’da faiz indirimine gideceğini ifade ediyor. Piyasa ağırlıklı olarak faiz indiriminin Haziran’da geleceğini düşünüyor. Faiz indirimi konusunda daha temkinli olanlar da var. Piyasanın beklentisiyle örtüşen bir şekilde Merkez Bankası’nm faiz kararında bir değişme gözlenmediğini vurgulayan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Şeker, konjonktürel açıdan doğru bir karar alındığı görüşünde. Faizde indirimin genel ekonomik koşullardaki iyileşmelere bağlı kalmak şartıyla ancak 2019’un sonuna doğru gerçekleşebileceğini düşündüğünü belirten Şeker, “2019’un özellikle ilk altı ayında kur piyasalarında bazı dalgalanmaların olabileceğini tahmin ediyorum” dedi.
TCMB’nin açıkladığı takvime göre önümüzdeki dönemde PPK toplantıları 6 Mart, 25 Nisan, 12 Haziran, 25 Temmuz, 12 Eylül, 24 Ekim ve 12 Aralık’ta yapılacak.
Sanayide çarklar hızlandı
İMALAT-sanayisi genelinde kapasite kullanım oranı Ocak’ta bir önceki aya göre 0.3 puan artışla yüzde 74.4 düzeyinde gerçekleşti. Reel kesim güven endeksi (RKGE) de bir önceki aya göre 1.5 puan artarak 93 seviyesinde gerçekleşti. Mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi bir önceki aya göre 2.3 puan azalarak 95.4 seviyesinde gerçekleşti. Öncü göstergelerin dengelenme sürecinin başladığına işaret ettiğini söyleyen ekonomistler, yılın ikinci çeyreği itibarıyla ekonomide toparlanmanın başlayacağını ifade ediyor. Enflasyonda yukarı yönlü çıkışa ket vurulduğunu dile getiren ekonomistler, baz etkisiyle enflasyondaki yavaşlamanın hız kaybedebileceğine işaret ediyor.
İNŞAAT SEKTÖRÜNDE GÜVEN ARTTI
Tüketici güven endeksi ise yeni yıla gerileyerek başladı. Yapılan analizlerde mevsim etkisi tespit edildiği için 2019 Ocak ayından itibaren tüketici güven endeksi mevsim etkilerinden arındırılmış olarak yayımlanmaya başlandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Ocak’ta bir önceki aya göre yüzde 0.9 oranında azaldı; Aralık’ta 58.7 olan endeks Ocak’ta 58.2 oldu. Ocak’ta alt endekslerden tasarruf etme ihtimali endeksi (gelecek 12 aylık döneme ilişkin olarak) yüzde 19.2 azalışla 18.3 düzeyi ile dikkat çekti.
TÜİK, geçen hafta sektörel güven endeksi verilerini de açıkladı. Güven endeksleri hizmet sektörü ve perakende ticaret sektöründe gerilerken, inşaat sektöründe artış gösterdi. Mevsim etkilerinden arındirilmiş hizmet sektörü güven endeksi Ocak’ta bir önceki aya göre yüzde 4 oranında azalarak 78.3, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 4 oranında azalarak 92.5 oldu. Mevsim etkilerinden arındmlmış inşaat sektörü güven endeksi ise Ocak’ta yüzde 2.5 oranında artarak 56.7 değermi aldı. Sektöre güven endeksinin 100’ün altında olması, sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini gösteriyor.
Beykent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Ferman, tüketici güveninde yaşanan gerilemenin en önemli sebebinin tasarruf beklentilerinde yaşanan kötüleşme olduğunu vurguladı. Talep erozyonu nedeniyle sektörel güven endekslerinden hizmet ve perakende ticaret sektöründe gerileme yaşandığını dile getiren Ferman, “Kurumsal ve bireysel müşteriler ‘bekle ve gör’ pozisyonuna girdi. İnşaattaki sektörel beklentileri ihtiyatla karşılamak lazım. Önümüzdeki üç veya altı aylık dönemde verilerde aynı trend devam ederse farklı değerlendirmeler yapmak mümkün. Şimdi inşaatta iş modellerinin değişme zamanıdır. Yeni iş modelleri ile birlikte güven ve beklentiler de olumluya dönebilir. Reel sektörün güven endeksindeki artışta dengelenme sürecinde yol alındığını gösteriyor” diye konuştu.
İNŞAAT SEKTÖRÜNDE GÜVEN ARTTI
Tüketici güven endeksi ise yeni yıla gerileyerek başladı. Yapılan analizlerde mevsim etkisi tespit edildiği için 2019 Ocak ayından itibaren tüketici güven endeksi mevsim etkilerinden arındırılmış olarak yayımlanmaya başlandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Ocak’ta bir önceki aya göre yüzde 0.9 oranında azaldı; Aralık’ta 58.7 olan endeks Ocak’ta 58.2 oldu. Ocak’ta alt endekslerden tasarruf etme ihtimali endeksi (gelecek 12 aylık döneme ilişkin olarak) yüzde 19.2 azalışla 18.3 düzeyi ile dikkat çekti.
TÜİK, geçen hafta sektörel güven endeksi verilerini de açıkladı. Güven endeksleri hizmet sektörü ve perakende ticaret sektöründe gerilerken, inşaat sektöründe artış gösterdi. Mevsim etkilerinden arındirilmiş hizmet sektörü güven endeksi Ocak’ta bir önceki aya göre yüzde 4 oranında azalarak 78.3, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 4 oranında azalarak 92.5 oldu. Mevsim etkilerinden arındmlmış inşaat sektörü güven endeksi ise Ocak’ta yüzde 2.5 oranında artarak 56.7 değermi aldı. Sektöre güven endeksinin 100’ün altında olması, sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini gösteriyor.
Beykent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Ferman, tüketici güveninde yaşanan gerilemenin en önemli sebebinin tasarruf beklentilerinde yaşanan kötüleşme olduğunu vurguladı. Talep erozyonu nedeniyle sektörel güven endekslerinden hizmet ve perakende ticaret sektöründe gerileme yaşandığını dile getiren Ferman, “Kurumsal ve bireysel müşteriler ‘bekle ve gör’ pozisyonuna girdi. İnşaattaki sektörel beklentileri ihtiyatla karşılamak lazım. Önümüzdeki üç veya altı aylık dönemde verilerde aynı trend devam ederse farklı değerlendirmeler yapmak mümkün. Şimdi inşaatta iş modellerinin değişme zamanıdır. Yeni iş modelleri ile birlikte güven ve beklentiler de olumluya dönebilir. Reel sektörün güven endeksindeki artışta dengelenme sürecinde yol alındığını gösteriyor” diye konuştu.
Penti'den yurtdışı büyümede yeni model
Penti, yurtiçinde 364, yurtdışında ise 170 olmak üzere toplamda 534 mağazasıyla Türkiye'nin hızlı büyüyen perakende markalarından biri. 2018 yılını yüzde 29 büyüme ve 1,1 milyar TL'yle kapatan Penti, 2019 yılı sonunda cirosunu 1,5 milyar TL'ye çıkarmayı hedefliyor. Mağaza sayısını bu yıl 620'ye çıkartmayı planlayan şirket, 62 milyon TL de yatırım yapacak.
Son dönemde yurtdışı büyümeye odaklanan şirket, mağaza açmanın yanı v sıra e-ticaretle büyümek için yeni bir model uygulamaya hazırlanıyor. İnternet sitesi için franchise vermeyi planlayan şirket, bu modeli ilk olarak Avustralya pazarında deneyecek. Mağaza bayiliği gibi e-ticaret bayiliği vereceklerini söyleyen Penti Yönetim Kurulu Başkanı Sami Kariyo, "Sitenin tüm tasarım ve alt yapısını biz vereceğiz. Ortağımız lojistiği kendi sağlayacak. Satış üzerinden kâr payı ala-1 cağımız bir model hayata geçireceğiz" diyor.
HEDEF ABD PAZARI
Avustralya'nın ardından hedefteki pazarlardan biri de ABD. Fiziksel mağazaların yanı sıra e-ticaret sitesi ile birlikte büyük bir operasyon ile ülkeye girmeyi planlayan şirketin hedefinde Chicago var. Yurtdışında ilk internet mağazasını geçen yıl Romanya'da açan şirket, bu ülkede kendi operasyonunu yönetiyor, www.penti.com.ro'dan Romanya merkezli olmak üzere tüm Avrupa Birliği ülkelerine satış yapılması planlanıyor.
Son dönemde yurtdışı büyümeye odaklanan şirket, mağaza açmanın yanı v sıra e-ticaretle büyümek için yeni bir model uygulamaya hazırlanıyor. İnternet sitesi için franchise vermeyi planlayan şirket, bu modeli ilk olarak Avustralya pazarında deneyecek. Mağaza bayiliği gibi e-ticaret bayiliği vereceklerini söyleyen Penti Yönetim Kurulu Başkanı Sami Kariyo, "Sitenin tüm tasarım ve alt yapısını biz vereceğiz. Ortağımız lojistiği kendi sağlayacak. Satış üzerinden kâr payı ala-1 cağımız bir model hayata geçireceğiz" diyor.
HEDEF ABD PAZARI
Avustralya'nın ardından hedefteki pazarlardan biri de ABD. Fiziksel mağazaların yanı sıra e-ticaret sitesi ile birlikte büyük bir operasyon ile ülkeye girmeyi planlayan şirketin hedefinde Chicago var. Yurtdışında ilk internet mağazasını geçen yıl Romanya'da açan şirket, bu ülkede kendi operasyonunu yönetiyor, www.penti.com.ro'dan Romanya merkezli olmak üzere tüm Avrupa Birliği ülkelerine satış yapılması planlanıyor.
İç mimar ihtiyacınız var mı?
MODERN çağın insanı artık hizmete zahmetsizce ulaşmayı tercih ediyor. Hemen hepimiz bir ayakkabıyı ya da elbiseyi hiç denemeden online mağazalardan satın alıyoruz. Online alışveriş pazarı her geçen gün büyürken, online hizmet pazarı da büyük bir hızla gelişiyor. Ev dekorasyonunu değiştirmek ya da evinin sadece bazı alanlarını yenilemek isteyenler artık bilgisayardan evini yenileyebiliyor, kişisel dekorasyon stillerini oluşturuyor ve kapsamlı rehberlik hizmeti alıyor. İç mimarlık hizmetine yönelik lüks algısı da bu sayede günden güne değişiyor. Gelişmiş ülkelerde son yıllarda çok popüler olan online iç mimarlık hizmeti Türkiye’de de rağbet görmeye başladı. Pek çok girişimci sektöre yatırım yapıyor.
İNTERNETTEN EVİNİ TASARLA
Bu alanda hizmet veren girişimlerden bir tanesi EvimiTasarla.net. “Günümüz gençleri kendi ihtiyaçları için zaman harcamak istemiyor, her türlü işini online çözmeye çalışıyor” düşüncesiyle bu yola çıktıklarını ifade eden firma kurucuları Yüksek Mimar Bamı Hatipoğlu ve İnşaat Yüksek Mühendisi Ebru Tamer, “Müşteriyle hiç karşılaşmadan profesyonel olarak online iç mimarlık hizmeti verilebilir mi sorusuna cevap aradık ve bu modeli geliştirdik” diyor. Özellikle ABD’de bu işin yaygın bir şekilde yapıldığını ifade eden Hatipoğlu, “Biz de kendi insanımızın kullanım alışkanlıklarına göre bu iş modelini geliştirdik” diyor.
İNTERNETTEN EVİNİ TASARLA
Bu alanda hizmet veren girişimlerden bir tanesi EvimiTasarla.net. “Günümüz gençleri kendi ihtiyaçları için zaman harcamak istemiyor, her türlü işini online çözmeye çalışıyor” düşüncesiyle bu yola çıktıklarını ifade eden firma kurucuları Yüksek Mimar Bamı Hatipoğlu ve İnşaat Yüksek Mühendisi Ebru Tamer, “Müşteriyle hiç karşılaşmadan profesyonel olarak online iç mimarlık hizmeti verilebilir mi sorusuna cevap aradık ve bu modeli geliştirdik” diyor. Özellikle ABD’de bu işin yaygın bir şekilde yapıldığını ifade eden Hatipoğlu, “Biz de kendi insanımızın kullanım alışkanlıklarına göre bu iş modelini geliştirdik” diyor.
30 Haziran 2019 Pazar
Belirsizlikler için önemli dönüm noktaları
23 HAZİRAN Pazar günü gerçekleşecek İstanbul seçimleri nisan ayından bu yana ana gündemimizin birinci sırasında yer alıyordu. Seçimi atlatmamızın ardından yeni haftanın temel konusu seçim sonuçlarının değerlendirilmesi ve piyasa yansımaları olacak. Seçimleri atlatmamızın ardından siyaset ana gündemimiz olarak kalmaya devam edecek. Özellikle dış ilişkilerimizde hem ABD ile S-400 konusu hem de Akdeniz’de yürüttüğümüz sondaj faaliyetleri nedeni ile Güney Kıbrıs Rum yönetimi ile aramızdaki yükselen .tansiyon gündemimizde ön sırada olacak. Diğer tarafta sınır komşumuz olan İran ile ABD arasında gelişen olaylar, ABD’ye ait İHA’nın İran tarafından vurulması ve NY Times‘ın bir haberinde Trump’m İran’ı vurmaktan son dakika vazgeçtiğini belirtmesi olayların kritik seviyesini artırıyor. Tüm bunların yanında ay sonunda gerçekleşecek G20 ülkeleri liderler toplantısında gözler ABD-Çin ve ABD-Türkiye görüşmelerinde olacak.
GEÇTİĞİMİZ HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI
Geçen hafta küresel piyasalarda merkez bankalarının faiz kararları ve verilen mesajlar takip edilirken, yurtiçinde işsizlik rakamları, sanayi üretimi ve TCMB’nin hamlesi ön plana çıktı. Türkiye’de işsizlik oranı, martta geçen yılın aynı ayma göre 4 puan artarak yüzde 14.1’e yükseldi. Sanayi üretimi nisanda aylık yüzde 1, yıllık bazda ise yüzde 4 düştü, veri aralık ayından beri ilk kez aylık bazda düştü. TCMB piyasa yapıcılığı sisteminin desteklenmesi amacıyla piyasa yapıcı bankalara açık piyasa işlemleri çerçevesinde likidite imkânı kullandırılmasına karar verdi. ECB Başkam Draghi’nin aşağı yönlü risk görünümünün sürdüğünü ve görünümün iyileşmemesi durumunda daha fazla teşvikin gerekeceğini belirtmesiyle, faiz indirimleri ve daha fazla parasal genişlemenin bankanın araç setinde bulunduğunun ifade etti. Fed haziran toplantısında faizlerde değişikliğe gitmezken, para politikası için sabırlı duruş ifadesini karar metninden çıkardı.
GEÇTİĞİMİZ HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI
Geçen hafta küresel piyasalarda merkez bankalarının faiz kararları ve verilen mesajlar takip edilirken, yurtiçinde işsizlik rakamları, sanayi üretimi ve TCMB’nin hamlesi ön plana çıktı. Türkiye’de işsizlik oranı, martta geçen yılın aynı ayma göre 4 puan artarak yüzde 14.1’e yükseldi. Sanayi üretimi nisanda aylık yüzde 1, yıllık bazda ise yüzde 4 düştü, veri aralık ayından beri ilk kez aylık bazda düştü. TCMB piyasa yapıcılığı sisteminin desteklenmesi amacıyla piyasa yapıcı bankalara açık piyasa işlemleri çerçevesinde likidite imkânı kullandırılmasına karar verdi. ECB Başkam Draghi’nin aşağı yönlü risk görünümünün sürdüğünü ve görünümün iyileşmemesi durumunda daha fazla teşvikin gerekeceğini belirtmesiyle, faiz indirimleri ve daha fazla parasal genişlemenin bankanın araç setinde bulunduğunun ifade etti. Fed haziran toplantısında faizlerde değişikliğe gitmezken, para politikası için sabırlı duruş ifadesini karar metninden çıkardı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)